Vasiyetname nedir ?

Yasal olarak oluşturulmuş ve mühürlenmiş bir belge olan vasiyetname, vefat ettiğinizde malınızın ve servetinizin nasıl dağıtılmasını istediğinize dair isteklerinizi özetlemektedir. Çocuklarınız varsa, yasal bir Vasiyetname ayrıca onlara bakacak bir kişiyi belirlemenizi sağlar.

 

VASİYETNAME

İnsanlar dünyada sahip oldukları malvarlıklarının öldükten sonra dağıtımına ilişkin vasiyetname isminin verildiği belgeyi hazırlama ihtiyacı duyabilirler. Bu durum kişinin kendi isteğine bağlıdır. Bir vasiyetnamenin hazırlanması durumunda kişinin malvarlıkları Medeni Kanuna uygun olacak şekilde kişilere dağıtılır. Kişinin vasiyetname hazırlamak istemesi üzerine vasiyetnamesini yazabileceği üç şekil bulunmaktadır. Bunlar; resmi vasiyetname, el yazısı ile hazırlanan vasiyetname ve sözlü vasiyetname olacak şekilde üç tanedir. El yazısı ile hazırlanan vasiyetnameler oldukça fazladır. Ancak bu tarz hazırlanan vasiyetnamelerin mirasçıların bazılarının kendi lehine olmadığını düşündüğü an yok edilme, ortadan kaldırma tehlikesi bulunabilmektedir.


RESMİ VASİYETNAME

Resmi vasiyetnamelerin delil olması açısından ve ispat güvenilirliği olması açısından daha güvenilir olduğu söylenebilir. Çünkü resmi vasiyetnamelerde, vasiyetnameyi bir resmi memur hazırlar ve bunu vasiyetnameyi hazırlayan memur hazırladığı vasiyetnamenin aslını saklamak zorundadır. Dolayısıyla bu resmi vasiyetnameleri, el yazması vasiyetlerden ayırır ve ortadan kaldırılmasını ve yok edilmesinin önüne geçer. Resmi vasiyetnameleri bir noter memuru veya sulh hakimi düzenlediğinden dolayı el yazmasındaki vasiyetnamelerden farklı olarak anlaşılması zor değildir. Herkesçe içeriği anlaşılabilir, soruya mahal bırakmaz, açıktır. Resmi vasiyetnameler memur tarafından hazırlanabileceği gibi vasiyetnamenin sahibi yani vasiyetçinin kendisi de hazırlayabilir. Ancak bu vasiyetname bir memur tarafından imzalanarak tasdik edilmek zorundadır.

Türk Medeni Kanunu’na göre resmi vasiyetnamenin iki şekli vardır. İlki; TMK m.533-534’te düzenlenen okuma yazma iktidarı bulunan kimselerin yapabileceği resmi vasiyetname ve ikincisi ise TMK m.535’te düzenlenen okuma yazma iktidarı bulunmayan kimselerin yapabileceği resmi vasiyetname.

Buna göre okuma yazma iktidarı bulunan kimseler vasiyetnameleri hazırlamak amacıyla bir noter memuru veya yukarıda belirtildiği üzere bir sulh hakimi ile bir araya gelir. Kişi isteklerini memura sözlü olarak bildirir. Resmi memur tarafından kişiye sorular sorarak açık hale getirilip hazırlanan vasiyetname kişiye verilir ve okuyup tasdiklemesi istenir. Kişi vasiyetnamesini okuduktan sonra eğer hiçbir yanlış yok ve vasiyetname istediği şekle geldiyse onaylar. Onayladıktan sonra vasiyetçi bu metni imzalamak zorundadır. Mühür veya parmak paşmak bu vasiyetnamenin geçerliliği için yeterli değildir. Vasiyetçinin imzası olmalı ve bu imzada el yazısı ile olmalıdır. Vasiyetçi hazırlanan vasiyetnameyi imzaladıktan sonra resmi memur vasiyetnameye tarih atar. Son olarak vasiyetçi iki şahit önünde vasiyetnamenin kendi istediği doğrultuda olduğunu sözlü olarak beyan eder. Daha sonra bu iki tanık da vasiyetçinin vasiyetnamenin hazırlanışı kendi istediği doğrultuda eksiksiz olarak kabul ettiğini söylemini kabul ettiğini belirtir. Böylece vasiyetname resmi bir şekilde düzenlenmiş olur.

Okuma yazma iktidarı bulunmayan kimselerin vasiyetnamelerinin hazırlanmasında resmi memura düşen görev, okuma yazma iktidarına sahip olan kimselere hazırladığı vasiyetnamelerden daha fazladır. Bu kimseler vasiyetnameleri okuyup, imzalayamayacağından dolayı bu ikinci tür resmi vasiyetname hazırlama yolunu seçerler. İlk resmi vasiyetname hazırlama şeklinde olduğu gibi bu kimselerde isteklerini resmi memura bildirirler. Resmi memur vasiyetçinin söyledikleri doğrultusunda vasiyetnameyi hazırlar. Ancak ilkinden farklı olarak resmi memur iki tanığın önünde vasiyetnamenin son halini vasiyetçi olan kişiye okur. Eğer vasiyetname vasiyetçinin istediği şekilde hazırlanmış ise o zaman vasiyetçi o iki tanığın önünde vasiyetnamenin istediği şekilde hazırlandığını beyan eder. Daha sonra vasiyetnameyi hazırlayan resmi memur vasiyetnameye tarih atar. Ancak ilk resmi vasiyetname hazırlama şeklinde olduğu gibi vasiyetçinin imzasına gerek yoktur. Çünkü bu kişi okuma yazma iradesine sahip bir birey olmadığından böyle bir şey o kişiden beklenemez. Son olarak orada bulunan iki şahit de vasiyetçinin vasiyetnamenin okunmasını dinledikten sonra kendi istekleri doğrultusunda olduğunu sözlü olarak kabul ettiğine tanıklık ederler ve böylece vasiyetname resmi bir vasiyetnameye dönüşmüş olur.


EL YAZISI İLE HAZIRLANAN VASİYETNAME

El yazısı ile vasiyetnamesini hazırlamak isteyen kişiler vasiyetnamelerini kendi elleri ile yazmak zorundadırlar. Vasiyetnamenin tamamında sadece vasiyetçinin el yazısı olmak zorundadır. Bilgisayara veya daktiloya vasiyetçinin vasiyetini yazması el yazısı ile hazırlanmış bir vasiyetname olarak kabul edilmemektedir. Dolayısıyla vasiyetnameyi hazırlarken buna dikkat etmek gerekir. Vasiyetçi vasiyetnamesini el yazısı ile hazırladıktan sonra tarih atmalı ve el yazısı ile imzalamak zorundadır. Parmak izi veya kişinin kullandığı kaşe el yazısı ile hazırlanan vasiyetnamelerde de kabul edilemez. El yazısı ile hazırlanan vasiyetnamelerin okunaklı yazılmış olması daha sonra mirasçılar arasında da yanlış anlamalar veya ikilikler olmaması açısından önem arz etmektedir. El yazısı ile hazırlanan vasiyetnameyi vasiyetçi istediği gibi saklayabilir. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi el yazısı ile hazırlanan vasiyetnamelerin anlaşmazlıklar durumunda bazı mirasçılar tarafından ortadan kaldırılması çok daha olanaklıdır. Dolayısıyla kişilerin resmi vasiyetnameleri hazırlaması malvarlıklarının dağıtımının istedikleri gibi olması açısından çok önemlidir.


SÖZLÜ VASİYETNAME

Olağan zamanlarda vasiyetnamelerin el yazısı ile ve resmi şekilde yazılması en sık karşılaşılan yöntemdir. Ancak bazen olağandışı durumlar yaşanabilmekte dolayısıyla vasiyetnamenin hazırlanmasında farklı yollar izlenebilmektedir. Buna sözlü vasiyetnameleri örnek verebiliriz. Ancak belirtmek gerekir ki sözlü vasiyetnamelerin hazırlanabilmesi için olağandışı bir durum gerekmektedir. Sözlü vasiyetnamenin hazırlanmasının iki önemli şartı vardır. İlk olarak vasiyetçi vasiyetini iki kişiye yani tanığa anlatması gerekiyor. Ve vasiyetçi anlattığı bu vasiyeti iki tanıktan belgelendirmesini ister. Eğer bu iki tanık vasiyetçinin vasiyeti belgelendirme talebini kabul ederlerse bundan sonra izlenebilecek iki tane yol vardır. İlki vasiyeti dinleyen tanıklar vasiyetnameyi  yazarak belgelendirir ve bu belgeye tarih ve yeri de yazmak zorundadır. Tüm bunları yaptıktan sonra vasiyetname belgesini bu iki tanık imzalar. Tanıklar vasiyetname belgesini yazıya döküp imzaladıktan sonra bu vasiyetnameyi sulh ve asliye hukuk mahkemesine götürür ve durumu mahkemeye izah ettikten sonra vasiyetnamenin hazırlanıp düzenlendiği koşulları mahkemeye anlatır. İkinci izlenebilecek yol ise vasiyetçinin olağandışı durumda vasiyetini sözlü olarak beyan ettiği iki tanık hiç zaman kaybetmeden sözlü olarak gider ve bir hâkime vasiyetçinin vasiyetini anlatır. Daha sonra hakim bu vasiyeti yazılı olarak bir resmi belge haline getirir ve tutanak tutmuş olur. Bazen hakimin onayının alınması gereken durumlarda bazı istisnalar oluşturulmuştur. Örneğin bir sağlık kuruluşunda olağandışı durumun yaşanması halinde vasiyetçi vasiyetini sözlü olarak ifade ediyor ve bunun belgelenmesi gerekiyorsa dışarıdan hakim aranmasına gerek kalmaması açısından o sağlık kuruluşunun başındaki hekim de hakim konumunda görülmekte ve hakimlik görevini yerine getirmektedir. Aynı durum savaş gibi olağandışı olayların yaşanması durumunda da hakim görevini en üst rütbeli asker üstlenir ve hakimlik görevini yerine getirmesi uygun görülmüştür. Yine aynı şekilde bir başka örnek ise uzun süreli yaşanabilecek olan gemi yolculuklarında vasiyetçinin vasiyetnamesini tutanak haline getirecek en yetkili kişi o gemideki en üst rütbeli kimse olmalıdır.

Tüm bu olağanüstü olarak anlatılan durumların ortadan kalkması halinde izlenebilecek yol da belirtilmiştir. Bu olağandışı durumun ortadan kalkmasından itibaren 1 ay geçmesine rağmen  vasiyetnameyi yazdıran vasiyetçi hala yaşıyor ise bu sözlü vasiyetname geriye dönük olarak geçersiz hale gelir ve hükmü ortadan kalkar ve vasiyetname sanki hiç yapılmamış gibi sonuçlar doğurmaktadır.


VASİYETNAMENİN HAZIRLANMASINA VE DÜZENLENMESİYLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

“Somut olayda, mütevaffanın bilinen tüm mirasçılarına, ve vasiyet alacaklılarına vasiyetname ekli duruşma gününü bildirir tebligatın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 596/2.maddesi uyarınca bilinen tüm mirasçılar ve diğer ilgililer usulüne uygun çağrılmadan, vasiyetnamenin açılıp okunması doğru değildir. Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü…” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2014/19530  Karar No: 2014/16709)

“Somut olayda; miras bırakanın okur yazar olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda vasiyetçinin, düzenlenen vasiyetnamenin son arzularına uygun olduğunu beyan etmesi yeterli değildir. Tanıkların da, vasiyetçinin kendi önlerinde beyanda bulunduğunu ve onu tasarrufa ehil gördüklerini ifade edip, bu sözlerin yazılması ile de yetinilmeyip vasiyetnamenin kendi yanlarında resmi memur tarafından vasiyetçiye okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini de belirtmeleri ve bu beyanlarının altını imzalamaları gerekmektedir.” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/4647  Karar No: 2016/2487)

Vasiyetnamelerin açılması vasiyetçi kişinin hayatını kaybettikten en kısa sürede mahkemeye başvurulması ile işleyen bir süreçle başlar. Vasiyetnamenin açılması için mirasçıların başvuracağı mahkeme vasiyetçinin ölmeden önce ikamet ettiği adrese bağlı olan sulh mahkemesine başvurmak suretiyle yapılır. Mahkemeye başvurulduktan sonra mahkeme bu vasiyetnameyi bir ay içerisinde açmak zorundadır.


VASİYETNAMEDEN VAZGEÇMEK

Bir kimsenin ölmeden önce malvarlıklarını bırakmak istediği mirasçılarına bunların nasıl paylaştırılacağına dair vasiyetname hazırlaması en doğal hakkı olduğu gibi hazırladığı bu vasiyetnameyi yeniden düzenleme veya vasiyetnamenin iptali hakkına da sahiptir. Vasiyetçi ölmeden önce istediği zaman vasiyetinden dönebilir. Türk medeni kanuna göre vasiyetçinin vasiyetnameden vazgeçmesinin üç yolu bulunmaktadır: yeni bir vasiyetname düzenlenmesi ile, vasiyetnamenin yok edilmesi ile, vasiyetname ile uyuşmayan sonraki tasarruflar ile.

Vasiyetçi hazırladığı vasiyetnameden kanunda belirtildiği şekildeki yolları kullanarak hazırlayacağı yeni bir vasiyetname ile vazgeçebilme hakkına sahiptir. Vasiyetçinin yeni hazırladığı vasiyetnamenin hazırlanış şekli ile vazgeçmiş olduğu vasiyetnamenin hazırlanış şekli aynı olmak zorunda değildir. Vasiyetçi vasiyetnamenin tamamından vazgeçebileceği gibi sadece bir kısmını değiştirme özgürlüğüne sahiptir. Vasiyet hazırlamak ve vasiyetnameden vazgeçmek için kanunda herhangi bir sayı kısıtlaması bulunmamaktadır. Vasiyetçinin yeni hazırladığı vasiyetname ile bir önceki hazırlamış olduğu vasiyetnamenin hükümlerini değiştirmiyorsa o zaman her iki vasiyetnamede hükmen birlikte geçerli sayılır. Ancak vasiyetçinin yeni hazırladığı vasiyetname bir önceki hazırladığı vasiyetnamenin hükümlerini değiştiriyor ise o zaman yeni yazılmış olan vasiyetname hükmen geçerli olmaktadır.

Vasiyetnamenin yok edilmesi ile vasiyetnameden vazgeçme genelde el yazısı ile hazırlanan vasiyetnamelerde görülmektedir. Üçüncü kişi dahi el yazısı vasiyetnameyi yok ederse vasiyetname geçersiz sayılmaktadır. Resmi vasiyetnamelerde, vasiyetname bir noter memuru veya sulh hakimi tarafından yazıldığından ve aslı noterde saklandığından yok edilmesi kolay değildir. Aynı şekilde sözlü vasiyetnamelerde de vasiyetname hakimler aracılığıyla tutanak haline getirilip belgelendirildiğinden yada iki şahidin yardımıyla belgelendirildiğinden yok edilmesi zordur.

Vasiyetname ile uyuşmayan sonraki tasarruflar ile vasiyetnameden vazgeçme ise iki şekilde olmaktadır: Sonraki Ölüme Bağlı Tasarruf İle Vasiyetnameden Dönme ve Sonraki Sağlararası Tasarruf ile Vasiyetnameden Dönme.

Sonraki ölüme bağlı tasarruf ile vasiyetten dönme yoluyla vasiyetten vazgeçmek, vasiyetçinin hazırlamış olduğu yeni bir vasiyetname ile ortaya çıkar. Eğer vasiyetçi eskiden bir vasiyeti olmasına rağmen yeni bir vasiyet hazırlamış ancak bir önceki vasiyetinde tamamen ortadan kaldırdığını belirtmiyor dolayısıyla kuşkuya yer bırakıyorsa, vasiyetçinin hazırlamış olduğu her iki vasiyette aynı anda yürürlükte bulunmaya devam etmektedir. Sonraki Sağlararası Tasarruf ile Vasiyetnameden Dönme olarak adlandırılan vasiyetnameden vazgeçmek ise vasiyetçi bir vasiyetname hazırlar ve o vasiyette belirttiği malvarlıklarını mirasçılarından birine açıkça bıraktığı halde daha sonradan vasiyetnamede belirttiğinin aksine o malvarlığını başka bir şekilde kullanır yani kendi tasarrufunda kullanırsa o zaman o malvarlığı üzerindeki vasiyet kalkmaktadır.